M. Gökhan Ahi

“Bırakın halk gerçekleri bilsin. Ülke o zaman güvende olur” A.Lincoln

“Korsan Gazeteciliğe Son” derken?

Biliyorsunuz, geçenlerde 20 ulusal gazete ortak bir deklarasyon yayınladılar. Deklarasyonda, “Gazetelerin içerikleri; yani, haberler, yorumlar, köşe yazıları, yazı dizileri, fotoğraflar, çizgi, grafik, sayfa tasarımı ve benzeri bütün unsurların tek sahibi gazetelerdir. Bu unsurların şimdiye kadar gazetelerin izni olmaksızın, fikir ve emek hırsızlığı yapılarak bazı internet siteleri tarafından çalınması eylemi “gazetecilik” olarak nitelendirilemez.” diyerek bundan sonra haber aşıranlarla ilgili olarak hukuki mücadeleye başlayacaklarının sinyalini verdiler.

Gazeteciler aslında haklılar. Binbir emekle oluşturulmuş, bazen özel çabalarla elde edilen, bazen de tehlikeli bir ortamdan canı veya ekmeği pahasına elde edilen haberlerin onlar için değeri kesinlikle tartışılamaz.

100 TL’ye satılan haber scriptini sunucusuna kuran herkes kendine ait bir haber sitesi sahibi olabiliyor. Ondan sonra da bot veya crawler denilen “otomatik içerik toplama” yazılımları ile de haberler otomatik olarak bu haber sitelerinde yayınlanabiliyor. İşte bu tür siteler açısından, gazetelere karşı haksız rekabet olduğunu söylemek mümkün olabiliyor. Ama diğer haber siteleri düşünüldüğünde, bu kadar basit şekilde haksız rekabet var diyemiyoruz.

Türkiye’de haberler genelde 4 tür kaynaktan oluşuyor:

1- Anadolu Ajansı, İhlas Haber Ajansı, Doğan Haber Ajansı gibi yerli; Reuters, AP gibi yabancı haber ajansları.

2- Gazetecinin kendi ürettiği haberlerden ve röportajlar.

3- Yabancı basında yer alan ve çevrilerek yayınlanan haberler.

4- Sosyal Medya ve diğer internet kaynakları.

Ama haksız oldukları bazı noktalar da var. Gazetelerin bir çoğu, bu kaynaklardan topladıkları haberlerde, en başta kendileri alıntı kurallarına uymuyorlar. Gazeteler, deklarasyonda haklı olmalarına rağmen, kendileri de aynı hatayı yaptıklarından dolayı haklılıklarını yitirebiliyorlar.

Bu konuda, SkyTürk’te yayınlanan 18.10.2012 tarihli Siyaset Meydanı programında benzer şeyleri söylemiştim. Videosu burada.

 

 

Konuyla ilgili olarak, benden görüş isteyen On5Yirmi5.com‘a bu konuda hukuki bir görüş verdim. Bu sayfada yayınlanan ve hukuki detaylar barındıran görüşlerimi aşağıda okuyabilirsiniz:

Dün hemen hemen bütün gazeteler, internet siteleri ve televizyonlara yönelik tam sayfa ilan yayınlayarak, 1 Ekim’den itibaren “haber, yorum, köşe yazısı, fotoğraf, karikatür, grafik, çizgi ve sayfa dizaynı gibi materyallerin hiç bir şekil ve hacimde kullanılmasına izin vermeyeceklerini” deklare ettiler. Bunun için yasal yollara başvuracaklarını açıklayan gazeteler, tehditkar bir dil kullandılar. Gazetelerin hukuki olarak ne derece haklı oldukları, nasıl bir yaptırım uygulayabilecekleri ve kanunların gazetelerin bu ilanda bahsettikleri uygulamalara ne derece müsaade edeceğini Bilişim Uzmanı Avukat Gökhan Ahi’ye sorduk…

HABER FARKLI KARİKATÜR, FOTOĞRAF, KÖŞE YAZISI FARKLIDIR

– Gazetelerin bugün tam sayfa ilanla duyurduğu “Ürettiğimiz ve bütün hakları bize ait olan; haber, yorum, köşe yazısı, fotoğraf, karikatür, grafik, çizgi ve sayfa dizaynı gibi materyallerin hiç bir şekil ve hacimde kullanılmasına izin vermeyeceğiz. 1 Ekim 2012 tarihinden itibaren, hiçbir televizyon kanalı, internet sitesi ve haber portalı aşağıda imzası bulunan gazetelerin içeriklerini kaynak göstererek dahi kullanamayacaklardır.” şeklinde ifadenin kanunen bir yaptırımı var mıdır? Gazeteler, internet sitelerine dava açsa mevcut kanunlarla bir sonuç elde edebilirler mi?

Öncelikle, bu soruya cevap vermek için “Haber”,  “makale”, “köşe yazısı” ile  fotoğraf, karikatür vs. gibi eserleri birbirinden ayırmak gerekiyor. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36. maddesine göre haberler, makaleler veya haber niteliğindeki metinler, atıf kurallarına uymak kaydıyla serbestçe alıntılanabliyor. Bildiride bahsettikleri gibi, özellikle haber içeriğine izin vermemek gibi bir durum sözkonusu olamaz. Kanun, haberlerin yayılmasını ve alıntılanmasını, kaynak göstermek şartıyla serbest bırakmıştır. Haber dışında kalan karikatür, fotoğraf, grafik ve çizgi için durum farklıdır, bunlar eser olarak kabul edilir ve sahibinin izni olmadan kullanılamaz.

HABER ALINTILANMASINI ENGELLEYECEK BİR KANUN ANAYASAYA AYKIRI OLACAKTIR
– Anayasal bağlamda, “toplumun haber alma hakkı” düşünüldüğünde, internet sitelerinin söz konusu gazetelerden kaynak belirterek haber ya da görsel kullanmalarına mani olacak bir kanun çıkartılması mümkün olur mu? 

Böyle bir kanunun çıkacağını zannetmiyorum. Zira bu tür bir kanun Anayasa’da yer alan haber alma hakkına aykırı olacaktır. Kaldı ki, haber bir sanat eseri değildir, herkesin yararlanması gereken bir bilgilendirmedir.

GAZETELER DE İNTERNET SİTELERİNDEN ALINTI YAPIYOR

– Gazeteler 1 Ekim’den itibaren söz konusu kanuni yaptırımların uygulanması için başvuruda bulunacaklarını ifade ediyorlar. 1 Ekim’den önce gerçekleşmiş ihlaller hakkında kanuni yaptırımda bulunulmaması durumu, bugüne kadar bir haksız rekabet olmadığı şeklinde mi yorumlanmıştır? Ya da böyle bir durum varsa bile bunun gözardı edilmesi durumu hukuken nasıl yorumlanabilir?

Gazeteler, yayınladıkları bildiride 1 Ekim tarihini başlangıç noktası olarak gösteriyorlar. Daha eski bir tarih için de hukuka başvurma imkanları var, ancak anladığım kadarıyla 1 Ekim’den sonrası için haberlerini alıntı yapanlara karşı son bir uyarı veriyorlar. Bugüne kadar hukuka başvurulmamış olması, daha önceki eylemlerin suç olmadığı veya hukuka aykırı olmadığı anlamına gelmez.  Ayrıca belirtmek isterim ki, basın, bazı internet sitelerini haber almakla suçlarken, kendilerinin de internet ortamından ve internet sitelerinden izinsiz birçok haber ve görsel aldıklarını unutmamalıdır.

ALINTI KURALLARINA UYULURSA HAKSIZ REKABET OLMAZ

– Gazetelerin “haksız rekabet” tanımı sizce ne derece gerçeği yansıtmaktadır. İnternet mecrası için haksız rekabet tanımını nasıl yapmak gerekir?

Haksız Rekabet, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Kanunda, haksız rekabet şekilleri açıkça gösterildiği gibi rekabeti bozacak ve açıkça belirtilmemiş diğer her tür eylem de haksız rekabet olarak değerlendirilmeye açık bırakılmıştır. Haberi üretmek için emek ve zaman harcayan birisi ile, aynı haberi emek ve zaman harcamadan ticari olarak kamuya sunan arasında bir haksız rekabet olgusundan bahsetmek mümkündür. Nitekim, haber sitesi olarak yola çıkıp sadece robot yazılımla topladığı haberleri sunan bazı siteler / mobil uygulamalar, haksız yere reklam kazancı elde etmekte ve asıl haberi yapan gazetenin satış ve reklam gelirlerini olumsuz etkilemektedirler. Ancak alıntı kurallarına uyulduğu takdirde, yani haberin kaynağının adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, takma adı veya markası da sunulursa, haksız rekabet olmayacaktır.

İNTERNET HABERCİLİĞİ KONUSUNDA AYRICA BİR DÜZENLEMEYE GEREK YOK

– Türkiye’de internet haberciliği konusunda mevcut kanunlar ihtiyacı karşılamakta mıdır? İnternet haberciliği konusunda yapılması muhtemel bir yasal düzenlemede “haksız rekabet ve alıntı” yapılması durumu hakkında nelere dikkat edilmelidir?

İnternet haberciliği konusunda ayrıca bir düzenlemeye gerek olmadığı düşüncesindeyim. Mevcut düzenlemeler ihtiyacı karşılar nitelikte. Eski Basın Kanunu’nda olup da yeni Basın Kanunu’na eklenmeyen 15. maddenin getirilmesi iyi olacaktır. Zira, şu an yürürlükte olmayan bu maddeye göre, özel olarak çaba ve fedakarlıkla elde edilmiş haberler, 24 saat geçmeden alıntılanamıyordu. 24 saat geçtikten sonra alıntılamak serbest oluyordu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Follow me on Twitter

RSS Bilişim Hukuku Bülteni

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
%d blogcu bunu beğendi: