M. Gökhan Ahi

“Bırakın halk gerçekleri bilsin. Ülke o zaman güvende olur” A.Lincoln

Terörizm ve İnternet

Hürriyet / E.Yaşam Eki / Kasım 2003

Terörize faaliyetlerin yoğunlaştığı bu günlerde, biz terörün acılarını sararken, uzmanlar bir sonraki saldırının nereye ve kime yöneleceğine dair ince hesaplar ve tahminler yürütmektedirler. Bu tahminler ışığında, teröre hedef olması muhtemel stratejik tesisler, fabrikalar, köprüler, yabancı kökenli bankalar, diğer dinlere ait ibadethaneler ve  konsolosluklarda koruma önlemleri artırıldı.

Teröristlerin sadece üstte sayılan fiziksel mekanları ve burada bulunan insanları hedef alabileceğini düşünmek büyük bir gaflettir. Bir ülkenin veya şehrin iletişim altyapısı, bir devletin elektronik kayıt sistemleri, borsa, banka ve şirketlerin veritabanları her zaman için saldırı tehdidine maruz kalabilecek diğer stratejik hedefleri oluşturmaktadır. Bu stratejik öneme sahip bilişim sistemlerine zarar vermek için tonlarca patlayıcıya, intihar komandosuna ve örgütlenmeye ihtiyaç yoktur. Bir kaç bilgisayar uzmanı, birkaç bilgisayar ve biraz zaman bu sistemleri iflas ettirmeye yetecektir. Buna “siber terör” diyebiliriz. Hiçbir fiziksel saldırıya gerek kalmadan hacking ve cracking yöntemleriyle bir ülkenin, bir şehrin ekonomisi, finans sistemi, fiziksel altyapısı ve ticari hayatı komaya sokulabilmektedir. Klasik terör, insan hayatına yönelirken, siber terör insan hayatı için ve toplum için önemli olan altyapı ve elektronik sisteme zarar vermeyi amaçlar. Böylece, toplumda kargaşa ve huzursuzluk yaratılacağı gibi trilyonlarca liralık zararlar da verilebilecektir.

Bu sebeple teröre karşı özel olarak korunacak yerler listesine, iletişim altyapısı ve dağıtım santralleri de alınmalıdır. Ayrıca, devlet kurumlarının ve özel şirketlerin elektronik ortamda muhafaza ettikleri her tür kayıtlarının, terör örgütlerinin fiziksel ve elektronik saldırılarına karşı korunması ve yedek kopyalarının birbirlerinden uzak ayrı mekanlarda bulundurulması gerekmektedir. Kuşkusuz bu tedbirler sadece terör saldırılarına karşı değil deprem, sel gibi doğal afetlere karşı da faydalı olacaktır. Genel müdürlük binasının bombayla tahrip edilmesine rağmen, HSBC’nin hizmetlerine hemen ertesi gün devam edebilmesi ülkemiz için iyi bir örnek olmalıdır.

İnternet ve bilişim sistemleri, terör örgütleri için sadece hedef değil, aynı zamanda çok elverişli ve önemli bir araçtır.  Terör örgütleri interneti araç olarak beş ayrı sebeple kullanmaktadır:

1- Terörist gruplar internetin mesafe ve sınır tanımayan haberleşme işlevini kullanarak fiziksel olarak bir araya gelmeden (kimlik tespitini engellemek için çoğunlukla internet kafelerde) eylem planlarını hazırlayabilmektedir.

2- Terörist gruplar, faaliyetlerini ve amaçlarını gösteren siteler açarak “halkla ilişkiler” yürütebilmekte, bu siteleri militan ve sempazitan toplamak amacıyla kullanmaktadır.

3- Militanlarını bomba yapım tekniği, kamuflaj ve silah kullanma gibi konularda internet yoluyla eğitebilmektedir

4- Terör eylemlerinin finanse edilebilmesi için internette uyuşturucu satışı yapılabilmekte, buradan ve başka kaynaklardan elde edilen finansman, internet aracılığıyla kara para cenneti olarak anılan ülkelerdeki banka hesaplarına aktarılabilmektedir.

5- Fiziksel bir saldırı öncesinde iletişim altyapısı ve bilişim sistemleri meşgul edilebilmektedir.

Teröristlerin interneti böylesine yoğun bir şekilde kullanması, devletlerin emniyet birimlerinin ve istihbarat kuruluşlarının da dikkatini çekmekte gecikmemiştir. İnternet ortamında casus filmlerini aratmayacak türde operasyonlar yapıldığı ve “ECHELON” gibi sistemlerle internet ortamındaki iletişimin izlenebildiği bilinmektedir.

Terörle mücadele amacıyla yapılan internet üzerindeki dinleme ve tespit faaliyetleri, bir çok ülkede gizliliğin, haberleşme özgürlüğünün ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle yoğun tartışmalara yol açmıştır. Terörist avı bahane edilerek bireylerin ve kurumların iletişiminin dinlenmesi ve izlenmesi gibi tehlikeler ortaya çıkmıştır. Hem terör örgütlerinin faaliyetlerini izleyebilmek, hem de birey ve kurumların gizliliklerini, haberleşme ve ifade özgürlüklerini koruyabilmek için hukuki düzenlemeler yapılmıştır. Ülkemizde benzer bir düzenleme, 4422 sayılı “Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu” ve bu kanunun uygulama yönetmeliğiyle hayata geçirilmiştir. Kanunda, internet dahil olmak üzere her türlü iletişim aracının izlenmesi ve tespiti belirli kurallar dahilinde sağlanabilmektedir. Bireylerin haklarını ihlal etmeden iletişimin izlenmesi için öncelikle kuvvetli belirtiler bulunması, başkaca bir yola başvurulamayacak olması ve nihayet mahkeme kararının olması gibi önemli koşulların bir arada olması aranacaktır.

Bireylerin gizliliğini ihlal etmeden, ifade ve haberleşme özgürlüğünü sınırlandırmadan terör örgütlerini internet üzerinde izlemek için, her alanda olduğu gibi internet ortamında da hukuk kurallarının birebir uygulanması gerekmektedir. Zira, terörün, yolsuzluğun, kara paranın ve kargaşanın en az olduğu veya hiç olmadığı ülkelerin en önemli özellikleri, hukuka verdikleri önemdir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Follow me on Twitter

RSS Bilişim Hukuku Bülteni

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
%d blogcu bunu beğendi: