M. Gökhan Ahi

“Bırakın halk gerçekleri bilsin. Ülke o zaman güvende olur” A.Lincoln

Alan Adı (Dikta) Yönetimi – II

Hürriyet / E.Yaşam Eki / Ekim 2003

Geçen sayıda, Türkiye’de alan adı (domain name) dağıtımını üstlenen ODTÜ Alan Adı Yönetimi’ni ve mahkeme gibi yapılanan DNS Çalışma Grubu’nu, yasal olmadığı, keyfi kararlar verdiği, kararları bağlayıcı olmayan bir kurulun altında kararları bağlayıcı olan bir alt kurulun oluşturulduğu ve tüm eleştirilere rağmen hata yapmakta ısrar ettikleri hususlarında örnekler vererek eleştirmiştim.

Öncelikle, yazının E.Yaşam’da yayınından sonra bir takım değişiklikler olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Alan adı politikaları ve kuralları Alan Adı Yönetimi tarafından yeniden ele alındı ve Ekim 2003 tarihli yeni kurallar yürürlüğe kondu. ODTÜ Alan Adı Yönetimi’nin kendi belirlediği prensiplere aykırı olarak verdiği İstanbul.com.tr alan adını, altı yıldır bu alan adını kullanan firmadan alarak İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne verdi. Bundan sonra şehirismi.com.tr formatındaki alan adları şehrin tanıtımına katkı vermek ve genel portalı olmak kaydıyla belediyelere verilmesi  kararlaştırıldı.

Geçen sayıda yer bulamayan ve Ekim 2003 tarihinde yenilenen kurallarda yer alan diğer hukuka aykırı durumları ayrıca belirtmek gerekiyor.  Önceden net.tr formatlı alan adları sadece İnternet Erişim Sağlayıcılarına verilirken şimdi “web portal, tarama gibi katma değerli ve geniş ölçekli hizmetler ve uygulama servis sağlayıcılığı hizmetleri veren kurum ve oluşumlar” için de verileceği kurala bağlandı. Bu kural, temelde doğru olmasına rağmen, alan adının tahsisinin Tüm İnternet Derneği (TİD) tarafından verilecek onay belgesine bağlı olması anlaşılacak gibi değildir. Ne TİD’in tüzüğüne göre, ne de Dernekler Kanunu’na göre, TİD hukuken onay makamı olamaz. Kaldı ki, bir sitenin portal ya da tarama hizmeti nitelikleri taşıdığı neye göre belirlenecektir, bu da tartışılır.

Alan Adı Yönetimi’nin Ekim 2003 tarihli yeni kurallarında yer alan 22. maddede, “kişi ve kuruluşlarla haksız rekabet, kişilik haklarına saldırı, hak ihlali durumlarının oluşmasına neden olacak içerik barındırması gibi aleni ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde DNS Çalışma Grubu alan adına erişimi durdurabilir” denmektedir. DNS Çalışma Grubu’nu adeta mahkeme yerine koyan bu madde kabul edilebilecek gibi değildir. Bir vakanın hak ihlali, haksız rekabet ya da kişilik haklarına saldırı olduğu ancak ve ancak mahkeme kararıyla belirlenebilir. Bu maddeye dayanarak Alan Adı Yönetimi bir siteye erişimi durdurursa işte o zaman hak ihlali, haksız rekabet ya da kişilik haklarına saldırıdan bahsedilebilir.

Ekim 2003 tarihli kuralların 27. maddesi de dikkat çekicidir. Maddeye göre, alan adı isteyenler herhangi bir uyuşmazlık halinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarına uymayı taahhüt etmiş sayılacaktır. Yasalara göre bu taahhüt bir tahkim (hakemlik) sözleşmesidir. Ve tahkim sözleşmesi yazılı olmak zorundadır. İnternet üzerinden alan adı almak için başvuranlar, bir tahkim mekanizmasını yetkili kılan yazılı ve imzalı bir taahhütte bulunmadıkça hiçbir şekilde bir tahkim kurulu önüne çıkmaya zorlanamazlar. Bu hakemleri kimin neye göre belirleyeceği hususlarını ayrıca tartışma konusu yapmak yersizdir.

Kabul etmek gerekir ki, alan adı konusundaki uyuşmazlıkların hızlı, ucuz ve etkin olarak çözülmesi için hakemlik mekanizması kurmak oldukça faydalıdır. Ancak, öncelikle alan adı yönetiminin sonra da hakemlik (tahkim) mekanizmasının yasal bir zemine oturması gerekmektedir. Ayrıca, hakemin yetkili kılındığı sözleşmenin yazılı ve imzalı olma koşulu aranmalıdır.

Geçtiğimiz Cuma yapılan ve sektör temsilcileriyle sivil toplum örgütü temsilcilerinden oluşan bir grubun katıldığı panelde Alan Adı Yönetimi uygulamaları masaya yatırıldı. Alan adı konusunun hukuki bir altyapı üzerine kurulması konusundaki görüşler panele katılanlarca da desteklendi. Sonuçta, hukuki altyapının en kısa zamanda oluşturulması, buna göre, uyuşmazlıkları hızlı ve etkin çözen bir hakemlik mekanizmasının kurulması, hakemlerin konusunda uzman ve tarafsız kişilerden seçilmesi gibi konularda hem panelistler hem de izleyiciler tarafından fikir birliğine varıldı.

Bu aşamadan sonra, dileğimiz Alan Adı Yönetimi’nin kamuoyu taleplerine uygun hareket etmesi ve keyfilikten uzak, gerçek hukuki düzenlemeler ışığında yapılanmasıdır. En büyük çözüm önerimiz, toplum iradesini yansıtan, ahbap çavuş ilişkisinden öte profesyonellerden  ve gerçek uzmanlardan oluşan bir İnternet Kurulu’nun bağlayıcı kararlar alabilen ve uygulatabilen yapıya kavuşturulması, alan adı yönetimine yasal olarak alan adı dağıtım yetkisi verilmesi, arkasından kurul tarafından akredite edilen bir hakemlik kurumunun kurulmasıdır. Çünkü, gücü ve etkisi olan bir kurul; kalabalık, güçsüz ve etkisiz bir kuruldan çok daha yeğdir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 08/10/2003 by in Bilişim Hukuku, Hürriyet E.Yaşam and tagged , , , , .

Follow me on Twitter

RSS Bilişim Hukuku Bülteni

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
%d blogcu bunu beğendi: